Genel

Ankara Invisalign İle Çapraşıklık Tedavisi

Çapraşıklık Tedavisi Artık Daha Kolay ve Estetik

Ankara Invisalign tedavisi hakkında genel bilgiler içeren yazımızı keyifle okumanızı umut ediyoruz.

Gülümsemek, sağlıklı ve özgüven dolu bir yaşamın önemli bir parçasıdır. Ancak, dişlerdeki çapraşıklık gibi estetik sorunlar gülümsemenizi gölgeler ve özgüveninizi olumsuz etkileyebilir. Neyse ki, Invisalign gibi modern çözümler sayesinde, çapraşıklık tedavisi artık daha kolay ve estetik bir hale geldi. Peki, Invisalign ile çapraşıklık tedavisi adımları nelerdir?

Adım 1: Muayene ve Teşhis

Ankara Invisalign ile çapraşıklık tedavisi süreci, ortodonti uzmanımız Sıla Çağlayan Topal tarafından yapılan bir muayene ve teşhisle başlar. Ankara’da bulunan kliniğimize başvurarak, ağız yapınızın incelenmesi ve tedavi seçeneklerinizin değerlendirilmesi için bir randevu alabilirsiniz.

Adım 2: Tedavi Planının Oluşturulması

Muayene sonrasında, uzman hekimimiz Sıla Çağlayan Topal sizin için özel bir tedavi planı oluşturur. Invisalign, dijital tarama teknolojisi kullanarak, dişlerinizi 3 boyutlu olarak tarar ve tedavi süreciniz için özel olarak tasarlanmış bir dizi şeffaf plak üretilmesini sağlar. Bu plaklar, dişlerinizi tedavi planına uygun bir şekilde hareket ettirecek şekilde tasarlanır.

Adım 3: Plakların Takılması

Ankara Invisalign plakları, özel olarak üretilmiş bir dizi şeffaf plaktan oluşur. Bu plaklar, dişlerinize sıkıca oturur ve gün boyunca ağızda kalır. Her plak, genellikle 1-2 hafta boyunca takılır ve ardından bir sonraki plakla değiştirilir. Bu plaklar çıkarılabilir olduğundan, yemek yemek veya dişlerinizi fırçalamak gibi günlük aktivitelerinizde rahatça çıkarılabilirler.

Adım 4: Düzenli Kontroller

Invisalign ile çapraşıklık tedavisi süreciniz boyunca, düzenli kontroller çok önemlidir. Bu kontrollerde, uzman hekimimiz tedavi ilerlemenizi değerlendirecek ve gerekirse tedavi planınızı güncelleyecektir. Genellikle 4 ila 6 hafta aralıklarla kontrol randevuları planlanır.

Adım 5: Tedavi Sonrası Bakım

Invisalign ile çapraşıklık tedavisi tamamlandığında, uzman hekimimiz size retainer adı verilen şeffaf bir aparey önerebilir. Retainer, dişlerinizi tedavi sonrasında istenmeyen hareketlere karşı korur ve tedavinin kalıcılığını sağlar. Ayrıca, düzenli diş temizliği ve diş hekiminize düzenli ziyaretler de gülümsemenizin sağlığı için önemlidir.

Ankara’da Invisalign ile çapraşıklık tedavisi için adım atmak istiyorsanız kliniğimizle iletişime geçmek için bugün randevu alın. Sağlıklı ve düzgün dişlere sahip olmanın keyfini çıkarın!

Ortodonti Pedodonti - Çocuk

Çocuklarda Ortodontik Tedavi

Sağlıklı Gülüşler İçin Erken Adımlar

Çocukların sağlıklı bir gülümsemeye sahip olmaları, hem estetik açıdan hem de genel sağlık açısından önemlidir. Ortodontik tedavi, çocuklarda diş ve çene bozukluklarını düzeltmek için kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu blog yazısında, çocuklarda ortodontik tedavinin önemini, sürecini ve faydalarını detaylı bir şekilde ele alacağız.

Neden Ortodontik Tedavi Gerekebilir?

Çocuklarda ortodontik tedavi, genellikle şu durumlar için gerekebilir:

  • Dişlerin çapraşık olması veya dişler arasında boşluk olması.
  • Alt veya üst çenenin normalden büyük veya küçük olması.
  • Çapraşık bir ısırık veya aşırı önde veya geride duran dişler.
  • Konuşma veya çiğneme sorunları.

Ne Zaman Başlamalı?

Ortodontik tedavi için en uygun zaman genellikle 7 ila 14 yaşları arasındadır. Erken müdahale, diş ve çene problemlerinin daha kolay ve daha etkili bir şekilde düzeltilmesine yardımcı olabilir.

Tedavi Süreci

  • Muayene ve Planlama: İlk adım, bir ortodontist tarafından muayene ve tedavi planının belirlenmesidir.
  • Apareylerin Takılması: Braketler, teller, şeffaf plaklar veya diğer apareyler çocuğun dişlerine takılır.
  • Düzenli Kontroller: Tedavi süreci boyunca düzenli kontroller yapılır ve gerekirse ayarlamalar yapılır.
  • Tedavinin Tamamlanması: Tedavi tamamlandığında, apareyler çıkarılır ve retansiyon apareyleri takılabilir.

Ortodontik Tedavinin Faydaları

  • Daha sağlıklı bir ağız ve diş yapısı.
  • Estetik açıdan daha çekici bir gülümseme.
  • Konuşma ve çiğneme fonksiyonlarının düzeltilmesi.
  • Diş ve diş eti hastalıklarının riskinin azaltılması.

Ebeveynlerin Rolü

Ebeveynler, çocuklarının ortodontik tedavi sürecinde önemli bir rol oynarlar. Düzenli diş hekimi kontrollerini sağlamak ve tedavi planına uymak, başarılı bir tedavi sürecinin anahtarlarıdır.

SONUÇ

Çocuklarda ortodontik tedavi, sağlıklı bir gülümseme ve doğru çene yapısı için kritik öneme sahiptir. Erken müdahale, daha etkili sonuçlar elde etmek için önemlidir. Unutmayın, her çocuğun durumu farklıdır, bu nedenle bir ortodontistle görüşmek her zaman en doğru adımdır.

Sağlıklı gülüşler için ortodontik tedavi, çocukların özgüvenini artırırken, aynı zamanda sağlıklı bir ağız yapısı için önemli bir adımdır. Daha fazla bilgi veya randevu için bize ulaşmaktan çekinmeyin!

Bu yazı, çocuklarda ortodontik tedavinin önemini ve tedavi sürecini anlatarak, okuyuculara değerli bilgiler sunmayı amaçlamaktadır. Umarız faydalı olmuştur!

Pedodonti - Çocuk

Süt Dişleri İle İlgili Merak Edilenler

Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Nelerdir?

Bebeklerde süt dişi çıkarma belirtileri, anne ve babalar tarafından en çok merak edilen konulardan bir tanesidir. Bebekten bebeğe değişebilse de en yaygın görülen diş çıkarma belirtileri şunlardır:

  • İştahsızlık
  • Uyku problemleri
  • Huysuzluk
  • Kilo alımının yavaşlaması veya kilo kaybı
  • Kabızlık veya ishal
  • Tükürük akıntısında artış
  • Kulaklarda ağrı veya kaşıntı
  • Ağız etrafında döküntüler

Bu belirtilerin tamamı her bebekte görülmeyebilir. Bunlardan bir veya birkaçının bir arada görülmesi bebeğinizin diş çıkarma döneminde olduğunu işaret ediyor olabilir.

Bebeklerde Ağız Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Yeni doğan ağız bakımı ilerleyen yaşlarda çocuğun ağız ve diş sağlığı açısından sorun yaşamaması için oldukça önemlidir. Bebeklerde değişiklik göstermekle birlikte ilk dişler 6’ıncı aydan itibaren alt ön kısımda çıkmaya başlar. 24 ve 30 aylık dönemlerde ise toplamda 10 alt çenede ve 10 üst çenede olmak üzere toplamda 20 adet süt dişi çıkar. Bebeklerin ilk dişlerinin çıkmasının ardından yavaş yavaş ağız ve diş bakımlarının da başlanması gerekir. Bebeklerde ağız bakımı için zararsız diş aparatları ve ürünler kullanılabilir.

Bebeklerde diş bakımı özellikle 3 – 6 aylık dönemde ilk dişlerin çıkmaya başlamasının ardından yapılmalıdır. Annesi sütünü erken yaşlarda bırakan çocuklarda erken diş çürükleri daha sık görülmektedir. Bu tip durumlarda beslenme sonrasında bebeklerin parmak fırçaları ile veya gazlı bezin hafif nemlendirilerek işaret parmağına sarılmasıyla bebeklerin diş ve ağızları temizlenebilir. İlk süt dişlerinin çıkmasının ardından bu yöntem ile bebeklerin ağızları temizlenmelidir. Bebeklerde ağız bakımı için uzman tavsiyelerini dikkate almak son derece önemlidir.

Bebeklerde ağız kokusu veya diş sorunlarının ortaya çıkması özellikle ilk süt dişlerinin ortaya çıkmasının ardından ve ek gıdalara geçilmesi ile başlar. 6 – 12 aylık dönemde giderek gelişen ağızlarda bebeklerin diş bakımlarının ve ağız sağlığının kontrol altında tutulması ilerleyen yaşlarda karşılaşılacak sorunların ortadan kaldırılması için son derece önemlidir.

  • Her beslenme sonrası nemli gazlı bez veya parmak fırçası ile ağız temizliği,
  • Beslenme alışkanlıklarının kontrol edilmesi,
  • Emzik ve biberon kullanımının azaltılması,
  • Asitli, şekerli vb. gıdalardan uzak durulması vb.

Bebeklerde ağız bakımı için ilk 6 – 12 aylık dönemde dikkate alınması gereken başlıca unsurlar arasında yer almaktadır.

Süt Dişleri Kaç Tanedir ve Ne Zaman Çıkar?

Her çocukta 10 adet alt diş, 10 adet üst diş olmak üzere toplamda 20 adet süt dişi çıkar. Çocukların fiziksel gelişim tablolarına göre dişlerin çıkış süreçlerinde değişiklikler olabilir. İlk süt dişleri çıktıktan sonra toplamda 20 adet diş, 3 yıl içerisinde çıkmış olur.

  • Ön kesici dişler 6 ila 10 ay arasında,
  • Alt yan kesici dişler 8 ila 13 ay arasında,
  • Üst yan kesici dişler 10 ila 16 ay arasında çıkmaya başlar.
  • Köpek dişleri 16 ila 23 ay arasında,
  • Birinci süt azıları 13 ila 19 ay arasında,
  • İkinci süt azıları ise 23 ila 33 ay arasında çıkabilir.

Süt Dişleri Ne Zaman Dökülür?

  • Süt dişlerinin her birinin dökülme zamanı farklıdır. İlk çıkan alt ön kesici dişler dökülmeye başlar. Bu süreç genellikle çocuklar 5 yaşındayken yaşanır.
  • Süt dişleri kaç yaşında dökülür, merak ediyorsanız, sürecin tamamının bitmesi 12 yaşa kadar uzayabilir.
  • 7 ila 8 yaş arasında alt çenede bulunan ön dişler düşmeye başlar.
  • 9 ila 12 yaş arasında ise diğer dişler dökülür ve bu dişlerin yerini kalıcı dişler alır.

Süt Dişlerinin Önemi Nedir?

Süt dişleri bebeklerin ilk dişleridir. Toplam sayıları 20 adettir. Bazen süt dişlerinin aralarının açık olduğu gözlemlenir, bu durum son derece normal kabul edilmektedir. Bu durumun sebebi, sonradan gelecek dişler için, süt dişlerinin yer tutmasıdır. Süt dişlerinde çürük meydana gelebilir. Bunlardan en bilineni biberon çürüğü adı verilen ve gece uyurken biberonla süt içirilen bebeklerde çürük oluşumunun gözlemlenme durumudur. Bu çürükler mutlaka tedavi edilmeli ve nasılsa yenisi gelecek düşüncesi ile sağlıkları kesinlikle ihmal edilmemelidir çünkü süt dişleri, gelecekte oluşacak ağız yapısının oluşumunu etkiler. Süt Dişleri bebeğinizin ağız sağlığı gelişiminde önemli rol oynar. Peki süt dişlerinin fonksiyonları nelerdir? Gelin hep beraber inceleyelim.

Süt dişlerinin görevi öncelikle, bebeğinizin düzgün beslenmesine olanak sağlamaktır. Süt dişler, bebeğinizin ilk yıllarında katı besinleri rahatça çiğneyebilmesini sağlar.

Bir diğer önemli görevi ise konuşmanın düzgün bir şekilde gelişebilmesine olanak sağlamalarıdır. Bir çocuğun konuşmasının düzgün olması, süt dişlerinin varlığına bağlı olarak meydana gelmektedir.

Süt dişlerinin fonksiyonları arasında sayılan bir diğer önemli görevleri ise gelecek kalıcı dişler için yer tutmak, diş etini yerine gelecek kalıcı diş için korumak ve kalıcı dişin sürdüğü zaman aralığında bu güçlü dişe rehberlik yapmaktır. Eğer süt dişi çekilirse ne yazık ki kalıcı diş için koruyuculuk yapma fonksiyonu ortadan kalkmış olacaktır.

Anlaşıldığı üzere, süt dişlerinin işlevleri oldukça fazladır. Kalıcı dişlere zemin hazırlamaları, beslenmenin sağlıklı şekilde gerçekleşmesi ve konuşma becerilerin kazanılmasında edindikleri roller dikkate alındığında, bakımına özen gösterilmesinin önemi daha da net anlaşılmaktadır.

Süt Dişinin Boşluğu Korunmalı mıdır?

Çürük veya travmatik yaralanma gibi nedenlerle, tedavi edilemeyecek derecede enfekte olan süt dişleri çekilerek ağızdan uzaklaştırılmalıdır. Ağızdan uzaklaştırılan süt dişlerinin yerine bir süre sonra kalıcı bir diş geleceği için o boşluğun kapanmaması gereklidir. Bu amaçla çekilen süt dişlerinin boşluklarına yer tutucu adı verilen apareylerin uygulanması gerekir. Aksi takdirde çekilen süt dişinin boşluğuna yandaki dişler kayarak yerleşirler ve kalıcı dişin süreceği yeri daraltırlar. Bu şekilde organizasyonu bozulan diş dizisini düzeltmek için hem çok uzun hem de maliyeti yüksek tedaviler gerekebilir. Çok daha düşük maliyetle uygulanabilen yer tutucu apareyler ile diş arklarında yer kayıplarının meydana gelmesi kolayca önlenebilir.

 

Çocuk Diş Hekimliği Simyadent süt dişi çekim

Süt Dişlerini Çektirmek Zararlı mıdır?

Çocukluktan itibaren diş sağlığı ile ilgili bir takım kuralların ve tedavilerin mutlaka uzmana danışılarak uygulanması şarttır. Bu nedenle özellikle süt dişleriyle ilgili müdahalelerde, ayrıntılı inceleme ve bu alanda uzman diş hekimleri tarafından müdahale edilmesi oldukça önemlidir. Müdahale kapsamında gene algı diş çekimleridir. Süt dişlerinin erken çekimi zararlı mıdır?

Süt dişleri doğumdan itibaren oldukça önemli bir süreçten sonra çocukların sahip olduğu ilk dişlerdir. Bu dişlerin bakımı ve korunması gelecek yaş dönemleri için ağız ve diş sağlığı ve estetiği bakımından son derece önem taşır. Bu dişler çocuğun ilk sahip olduğu dişler olmasının yanı sıra gerek çene gerekse damak yapısı açısından gelecek dönemlere hazırlık yaparcasına bir rolü de üstlenirler. Bu dişlerin dökülmesi veya çekilmesi sonucu arkadan gelecek dişlerin geliş esnasında veya son şeklini kazanmasında eski dişlerin ne şekilde alındığının önemi büyüktür. Erken çekilme veya diş bakımı açısından zaaf gösterilen durumlar veya erken yaşta meydana gelen ağız ve diş sağlığı problemleri gelecek yaşların ağız ve diş yapısına olumsuz zemin teşkil eder. Bu noktada her zaman olduğu gibi çocukların korkmadan diş hekimine gidebilmesi ve bu konuda eğitimin verilmesi son derece önem taşır. Ancak oluşabilecek süt dişi problemlerine müdahale edecek hekim de çok dikkatli olmalıdır. Süt dişlerinin erken çekimi zararlı mıdır? Şeklindeki endişelere karşı mutlak surette ailenin doğru bilgilendirilmesi kadar bu dişlere yapılacak müdahalelerde de doğru teşhis konması önemlidir.

Süt dişlerinin çekiminde yapılacak hatalar özellikle zamanlama konusuna yoğunlaşmıştır. Genel kural olarak 12 yaşına kadar süt dişlerinin görev yapması ideal durum olarak kabul edilir. Bundan önce çekilecek veya uygunsuz ağız ve diş bakımı nedeni ile kaybedilecek dişler gelecek dönem için bazı problemlerin sebebidir. Süt dişlerinin erken çekimi zararlı mıdır? Sorusuna evet yanıtı vermeye yol açan bu problemlerin en önemlileri, gelecek dişlerin damakta batık kalması ve diş görüntüsünün oldukça çarpık bir şekilde gelişmesidir. Yine süt dişlerindeki ağrı ve iltihap gibi durumlarda sorun teşkil edecektir.

Süt Dişi Tedavisi Neden Önemlidir?

Süt dişlerinde bir rahatsızlık varsa; kalıcı dişlerde olduğu gibi tedavi edilmelidir. “Nasıl olsa değişecek!” düşüncesiyle bu dişlerin çekilmesi pek çok problemlere yol açabilir.

Çocuklarda;

  • Çürük dişler, düzgün yemek yemelerine engel olur.
  • Çekilen dişler de, yemek yemeye engel olacağı için, büyüme gelişme sorunları ortaya çıkabilir.
  • Eksik dişler, çocuklarda çirkin görünme hissi yaratarak psikolojik rahatsızlıklara ve özgüven eksikliğine yol açabilir.
  • Zamanından önce çekilen süt dişleri çapraşıklıklara neden olur. Çünkü, dişler erken çekildiğinde, yandaki dişler oluşan boşluğa doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişe yer kalmaz. Bu diş diğerlerini sıkıştırır.

Çocuk Kliniği Simyadent Çocuk Diş Hekimi Pedodonti

Çocuklar, Çürüksüz Dişler İçin Nasıl Beslenmeli?

Çocukluk çağındaki beslenme yetersizliği ve/veya dengesizliği çeşitli sağlık sorunlarıyla birlikte ağız ve diş sağlıkları üzerinde de oldukça büyük problemlere neden olabilmektedir. Özellikle tek tip beslenme, poğaça, çikolata, börek, tatlı bisküvi ve yanında gazlı içecekler ve hazır meyve suları gibi besinler, çocuğun gelişimine hiçbir yarar sağlamadığı gibi hem obezite dediğimiz şişmanlık hastalığına zemin hazırlamakta hem de içerdikleri yüksek şeker oranı nedeniyle ağız ve diş sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir. Çocukların her öğünde almaları gereken besinleri düzenli ve yeteri miktarda almaları ağız ve diş sağlığı açısından da büyük önem taşır.

Örneğin kahvaltıda yumurta, süt, peynir, pekmez gibi hem besin değeri yüksek olan hem de diş gelişiminde ve dişlerin çürükten korunmasında önemli rol oynayan besinlere yer verilmelidir. Özellikle peynirin yemek sırasında asidik olan ağız ortamını bazik hale getirmede ve dişlerin temizlenmesinde önemli bir rolü vardır. Bu nedenle kahvaltı sonrasında dişlerin fırçalanamadığı durumlarda en son peynir yenilmesinin diş çürüğünden korunmadaki etkisi büyüktür.

Ana öğünlerde; fast food tarzı beslenmenin yine ağız ve diş sağlığı üzerinde olumsuz etkileri büyüktür. Bu nedenle bu tür yiyeceklerin ve bunların yanı sıra kolalı içeceklerin tüketiminin kısıtlanması gerekir. Ağız ve diş sağlığının devamlılığı açısından lahana, brokoli, karnabahar, semizotu gibi yeşil yapraklı sebzelerle, dönüşümlü olarak balık, tavuk, et gibi yiyecekleri tüketmek gerekir.

Cips, şekerleme, çikolata, bisküvi, poğaça, kek vb. gıdaların esas yemek yerine ve çok miktarda tüketilmeleri mutlaka engellenmelidir. Özellikle çocuklar gündüzleri okul kantinlerinden bu tür yiyeceklere kolaylıkla ulaşabilmektedirler. Ancak bu yiyeceklerin yerine vitamin, protein ve kalsiyum içeriği yüksek ve aynı zamanda diş çürüğünden korunmada önemli katkıları olan meyve, ayran, süt, kuru üzüm, kuru kayısı, fındık, ceviz gibi yiyeceklerin tüketiminin sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde çocuklarda ve genç erişkinlerde diş çürüğü görülme oranı ne yazık ki her geçen gün artış göstermektedir. Yapılan araştırmalar, bu durumun nedenlerinin başında çocukların ağız-diş hijyen alışkanlıkları ile beslenme alışkanlıklarındaki hataların geldiğini göstermektedir. Bu nedenle çok sayıda diş çürüğü olan bireylerde diş tedavilerinin yanı sıra mutlaka bireyin beslenme alışkanlıkları da araştırılmalıdır.

 

Dataylı bilgi almak ve muayene olmak için bizlere ulaşın.

Pedodonti - Çocuk

Sedasyon ve Genel Anestezi

Sedasyon ve genel anestezi hangi durumlarda tercih edilir?

Çocuklar yaşları ve yapıları gereği ya da yaşadıkları olumsuz tecrübeler nedeniyle ileri derecede diş hekimi korkusu yaşayabilirler. Bu durumda da onları alıştırıp bu korkuyu yatıştırmak için zamana ihtiyaç duymaktayız. Keyifli bir muayene ve kısa süreli işlemler ile çocuklar korkularını yenerek diş hekimlerine alışabilmektedir. Ancak bazı durumlarda da zaman kaybetmeden diş tedavilerinin yapılması gerekmektedir. Bu gibi durumlarda anestezi uzmanı ile iş birliği yapılarak çocukların sedasyon veya genel anestezi altında diş tedavilerinin tamamlanması en uygun tedavi seçeneği olarak tercih edilebilmektedir.

Özellikle çok sayıda çürüğe sahip olan çocuk hastalarda, diş hekimi koltuğunda uzun süren işlemler çocuk hastalarda bıkkınlık hissi oluşturmakta ve tedaviyi bırakmaya neden olmaktadır. Ya da endişeli olan küçük çocukların bu tedaviler sırasında ani hareketleri veya lokal anesteziden korkmaları nedeniyle işlemler istenilen rahatlıkta yapılamamakta ve hem çocuk, hem hekim için tedavi zorlaşmaktadır. Bu tarz durumlarda eğer çocuk hastanın bilinçli olarak tedavisi sağlanamıyorsa, sedasyonla tedavileri yapılabilmektedir.

Sedasyon çoğunlukla kısa süreli ve az ağrılı işlemlerde tercih edilirken, daha ağrılı işlemlerin yapılacağı ve sürenin uzadığı durumlarda genel anestezi altında tedavilerin tamamlanması uygun bulunmaktadır. Anestezi altında tüm ağzın rehabilite edilmesinin ardından çocukların uzun süre diş hekimi koltuğunda zorlu tedaviler yaptırmasına gerek kalmamakta böylece de rutin kontrollerinde çocuklar koltuğa daha da alışmakta ve keyifli tecrübeler kazanmaktadırlar.

Sedasyon uygulamasının avantajları nelerdir?

Sedasyon uygulanan hasta, işlemin hiçbir aşamasını hatırlamaz ve işlemler sırasında ağrı hissetmez.  Özellikle çok sayıda çürüğü olan çocuk hastaların tedavisi ‘genellikle’ aynı seansta biter. Dolayısıyla da hastanın psikolojisi tedavi nedeniyle olumsuz etkilenmez. Çocuk hastalar bu işlemi acısız atlattığı için daha sonraki diş hekimi kontrollerine daha rahat devam eder.

Sedasyonla diş tedavisi yaptırmanın en büyük avantajlarında biri de tek seferde birçok dişin tedavisinin bitirilebilmesidir. Genellikle tek seferde tüm dişlerin tedavisi yapılabilmekle birlikte, tedavi öncesi yapılacak işlemler belirlenerek hastalar ile bu konu değerlendirilmektedir.

Sedasyon ve genel anestezinin riskleri var mıdır?

Sedasyon ve genel anestezi tıbbın birçok alanında rutinde sıklıkla kullanılmaktadır. Ve Gerekli önlemlerin alındığı durumlarda sedasyon veya genel anesteziden korkmaya gerek yoktur. Sedasyon sırasında zaten hasta solunumu makineye bağlı değildir , hasta solunumu normal şekilde devam etmektedir. Hem genel anestezi hem de sedasyonda, işlem süresince anestezi uzmanlarıyla birlikte çalıştığımız için hasta oksijenlenmesi ve kalp atım hızı sürekli kontrol altında tutulmaktadır.

Sedasyon işlemi diş hekimliğinde çocuk ve yetişkin hastalara gerek görüldüğünde sıklıkla uygulanmaktadır. Yetkin ve uzman bir hekim tarafından ve anestezi uzmanı eşliğinde gerçekleştirildiğinde risk yok denecek kadar azdır. Uzman diş doktorumuz sedasyon ihtiyacının belirlenmesi durumunda süreç hakkında sizleri detaylı olarak bilgilendirecektir.

Sizler de bu konuda  daha fazla bilgi sahibi olmak ve doktorumuzdan görüşme talep etmek için bizlere ulaşabilirsiniz.

 

 

Ortodonti

Şeffaf Plaklar Hakkında Merak Edilenler

Şeffaf Plak (Invisalign) Tedavisi nedir?

Şeffaf Plak (Invisalign) Tedavisi, dişlerinizdeki çapraşıklıkların giderilerek hizalanmasını sağlayan bir dizi çıkarılabilir şeffaf plak ile uygulanan ortodontik tedavidir. Şeffaf plak (Invisalign) tedavisinde diş teli veya braket kullanılmadığından, bunlara bağlı kısıtlamalarda bulunmamaktadır. Şeffaf plaklar bu tür tedaviler için özel olarak tasarlanmış ve patentli esnek plastikten üretilmektedir ve takıp çıkarılabilir şekilde tasarlanmıştır.

Şeffaf plak (Invisalign) tedavisi dişlerimi nasıl düzeltir?

Tedavi sürecinin ilk adımı olarak, kliniğimizde mevcut bulunan dijital tarayıcı yardımıyla dişlerinizin konumunu ve hareketlerini birebir modelleyerek size en uygun dijital tedavi planını oluşturmaktayız. Bu plan oluşturulduğunda sizler de dişlerinizin mevcut durumunu ve tedavi sonrasında nasıl görüneceğini dakikalar içerisinde görebilirsiniz. Şeffaf plaklarınız, yapılan planlama doğrultusunda doğru zamanda, doğru yere, doğru miktarda kuvvet uygulamak üzere tasarlanır. Böylece plakların uyguladığı kuvvetler dişlerinizin doğru şekilde hizalanmasını sağlamış olur. Devamında ise ilerlemeyi ve hizalanmayı düzenli olarak takip ederek plakların doğru şekilde oturduğundan ve tedavinin plana uygun olarak ilerlediğinden emin oluruz.

Şeffaf plak (Invisalign) tedavisinin başlıca faydaları nelerdir?

Şeffaf plaklar neredeyse görünmezdir – çoğu zaman insanlar onları taktığınızı bile fark etmezler. Ayrıca bu plakları yemek yerken, ağız içi bakımınızı yaparken veya özel günlerde çıkartabilirsiniz. Kliniğimizde uyguladığımız şeffaf plaklar, patentli özel bir malzemeden imal edilmiştir. Bu plaklar konfor ve görünüm için diş eti hattınıza göre de kırpılır. Sağlık, estetik ve konfor açısından dünyada milyonlarca insan tarafından bu sebeplerle tercih sebebi olmaktadır.

Şeffaf plak (Invisalign) tedavisi benim için uygun mu?

Şeffaf Plak (Invisalign) Tedavisi, gülümsemelerini iyileştirmek için görünmez bir yöntem arayan hem yetişkinler hem de gençler için uygun bir çözüm olabilmektedir. Gelişen teknoloji sayesinde şeffaf plak tedavisi ile neredeyse tüm diş düzleştirme ve ısırma sorunlarını giderebilmekteyiz. Bu süreçte yaşamınıza eskiden olduğu gibi devam etmeniz de mümkündür.

Tedavi süreci nasıldır?

Şeffaf Plak (Invisalign) Tedavisi, alanında uzman ve bu konuda eğitimli olan ortodonti uzman doktorumuz tarafından yapılan konsültasyonla başlar. Doktorunuz gülümsemenizi ve diş yapınızı değerlendirerek detaylı bir tedavi planı hazırlar, dijital olarak hazırlanan bu plan sayesinde dönüşümü adım adım görme şansınız olabilmektedir. Planlama neticesinde Planınızı onayladığınızda, size özel şeffaf plaklar üretilecektir. Tedavi sırasında her bir plak seti günde 20 ila 22 saat takılır ve her 1-2 haftada bir doktorun önerdiği şekilde yeni bir plak setine geçilir. Her bir plak seti, siz güzel ve yeni gülüşünüze ulaşana kadar, tedavi planınıza göre dişlerinizi nazikçe ve kademeli olarak yerine yerleştirecektir.

Şeffaf Plak (Invisalign) Tedavisi ne kadar sürer?

Vakanızın karmaşıklığına bağlı olarak tedavinizi 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlayabilirsiniz. Ancak birkaç hafta içinde sonuçları görmeye başlarsınız.

Şeffaf plak (Invisalign) tedavisinin fiyatı ne kadardır?

Durumunuzun ne kadar karmaşık olduğuna ve kaç adet plak ihtiyacınız olduğuna bağlı olarak tedavi ücreti belirlenmektedir. Muayene olmak için kliniğimizi ziyaret edebilirsiniz

Şu anda diş teli takıyorum. Şeffaf plak tedavisine geçebilir miyim?

Genellikle mümkün olabilmektedir. Bazı hastaları diş telleri ve şeffaf plaklar kombinasyonuyla tedavi edebiliyor – gülüşünüz için en iyi tedavi yaklaşımını belirleyebiliyoruz.

Tellerim çıkarıldığından beri dişlerim değişti. Şeffaf plak (Invisalign) tedavisi bunu düzeltebilir mi?

Evet, şeffaf plak tedavisi ile basitten karmaşığa kadar neredeyse tüm yaygın diş düzleştirme sorunlarını tedavi edebilmekteyiz.

Kaplamalarım veya kronlarım var. Şeffaf plaklar onlarla çalışır mı?

Cevap duruma göre değişiklik gösterebilir. Net bir bilgi vermek ancak ön muayene sonrasında mümkün olacaktır.

Gerektiğinde plaklarımı çıkarabilir miyim?

Evet çıkarabilirsiniz. Yemek yerken, ağız bakımınızı yaparken plaklarınızı çıkarabilirsiniz. Düğün, iş görüşmesi gibi özel günlerde veya sevdiğiniz aktiviteleri yaparken gerektiğinde çıkarabilirsiniz.

Tedavi sırasında ne yiyebileceğim konusunda herhangi bir kısıtlama var mı?

Hayır, şeffaf plaklar çıkarılabilir olduğundan yiyecek kısıtlaması yoktur.

Şeffaf plak (Invisalign) tedavisi ağrılı mıdır?

Şeffaf plak tedavisi, dişlerinizi nazik ve sabit bir kuvvet uygulayarak hareket ettirir, ancak bazı insanlar yeni bir plak seti taktıklarında ilk birkaç gün geçici rahatsızlık hissederler. Genellikle insanlar bunu “baskı” hissetmek olarak tanımlar ve bu da normaldir. Bu hafif rahatsızlık şeffaf plaklarınızın çalıştığının ve gülümsemenizi değiştirdiğinin bir işaretidir.

Plakları sadece uyurken takarsam şeffaf plak tedavisi işe yarar mı?

İstediğiniz sonuçları elde etmek için plaklarınızı günde 20 ila 22 saat takmanız gerekir.

Şeffaf plak (Invisalign) takmak konuşmamı etkiler mi?

Dilinizin plaklarınızın ağzınızda olmasına alışması birkaç gün sürebilir ancak bu hızla ortadan kalkacaktır.

Sigara plaklarımda leke bırakır mı?

Leke oluşma ihtimalinden dolayı şeffaf plakları taktığınız sürede sigara içilmesini önermiyoruz

Ben uyurken hizalayıcılar kayabilir mi?

Uyumak, konuşmak, gülmek vb. ne yaparsanız yapın, plaklarınızın düşmesi pek olası değildir. Şeffaf plaklar dişlerinizin çevresine tam oturacak şekilde tasarlanmıştır.

Bir seyahate çıktım ve plaklarımı yanıma almayı unuttum. Hizalayıcılarım hala dişlerime uyacak mı?

Cevap, hizalayıcılarınızı ne kadar süre takmadığınıza bağlı olarak değişir. Yalnızca kısa bir süre takmadıysanız, plaklarınız uymaya devam eder, ancak kendinizi rahatsız hissedebilirsiniz Daha uzun zaman olduysa, doktorunuzdan destek almalısınız.

Hizalayıcılarımı temizlemenin en iyi yolu nedir?

Hizalayıcılarınızı temizlemenin en iyi yolu, onları ılık suda fırçalayıp durulamak ve temizleme kristallerini veya özel temizleme tabletlerini kullanmaktır. İyi bir ağız hijyeni sağlamak için plaklarınızı tekrar takmadan önce her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamanız önemlidir.

Bir hizalayıcımı kaybedersem veya kırarsam ne yapmalıyım?

Bir hizalayıcıyı kaybederseniz veya kırarsanız, hemen doktorunuza bildirin.

Tedaviden sonra dişlerimin tekrar hareket etmesini önlemek için tutucu takmam gerekecek mi?

Ortodontik tedaviyi tamamlamış olan herkesin, ister diş teli ister şeffaf plak tedavisi olsun, dişlerin kademeli olarak başlangıç ​​konumuna geri kaymasını önlemek için bir tutucu kullanmasını tavsiye ederiz. Her vaka farklıdır, tedavi süresince neler yapmanız gerektiği ile ilgili sizleri bilgilendiririz.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Doktorlarımız

Gülüş Estetiği

Pembe Estetik

Estetik gülüş veya gülüş tasarımı gibi kavramlar son zamanlarda sıkça karşımıza çıkmakta ve hastalarımız tarafından yoğun olarak talep edilmektedir. Gülüş estetiği dendiğinde ilk akla gelen dişlerin güzel ve estetik görünümüdür. Ancak dişlerin estetik görünmesi genel bir gülüş düşünüldüğünde tabi ki tek başına yeterli değildir. Bununla beraber diş etlerinin estetiği de gülüş estetiğinde önemli bir yer tutmaktadır.

Dişetlerindeki,

  • Kızarıklıklar
  • Şişlikler
  • Gri-mor renklenmeler
  • Çekilmeler
  • Asimetrik görüntüler
  • Dişlerle dişetinin kendi içindeki açılanmaları
  • Dişetlerinin gülündüğünde fazla görünmesi

gibi durumlar dişetinin görünümünü, bir diğer deyişle pembe estetiği olumsuz etkileyen başlıca unsurlardır ve tedavileri mümkündür.

Pembe estetiğin sağlanması amacıyla temel dişeti tedavileri, cerrahi tedaviler, protetik tedaviler ve botoks gibi alternatif uygulamalar hekiminizin yönlendirmesi ve sizin tedavilere uygunluğunuz açısından değerlendirilerek en doğru seçim yapılmaktadır.

Sizler de bu konuda bir tavsiye almak veya muayene olmak için diş hekiminize danışabilir veya bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

Sağlıklı günler dileriz.

Ağız Bakımı

Ağız Kokusunun Sebepleri Nelerdir?

Sosyal hayatta önemli bir yeri olan ağız kokusu (Halitozis) gerek çevremize, gerekse kendimize ciddi rahatsızlıklar verebilmektedir. Ağız kokusunun altında yatan sebebin bulunması, ağız kokusunun tedavisi için ciddi bir rol oynamaktadır. Ağız kokusu,

• Ağız içi yapılar
• Sindirim sistemi
• Solunum sistemi
• Tüketilen besinler
• Alınan ilaçlar
• Yeme-içme alışkanlıkları
kaynaklı olarak meydana gelebilir.

Ağız, içindeki sıcaklık ve nemden dolayı bakterilerin yaşaması ve üremesi için elverişli bir yerdir. Bakteriyel aktivite sonucu oluşan artıklar, kokuya sebep olmaktadır. Ağız içinde bakterilerin daha rahat barınabileceği yerlerin başlıcaları;

• Diş araları
• Dil arkası
• Kenar uyumu iyi olmayan kaplama, köprü, dolgu gibi restorasyonlar
• Diş çürüğünden kaynaklanan boşluklar
• Dişeti hastalıkları sonucu oluşan hasarlı dokulardır.

Bunlara ek olarak;

• Beslenme alışkanlıkları
• Kullanılan ilaçlar ve takviyeler
• Tükürük salgısında azalma
• Alkol, sigara, çay, kahve tüketimi
• Kronik boğaz enfeksiyonları
• Sinüzit
• Mide problemleri
• Akciğer problemleri
• Karaciğer problemleri
• Kan hastalıkları

gibi durumlar da nefeste kötü koku oluşmasına sebep olabilmektedir.
Ağız kokusu şikayetinizle ilgili olarak doktorunuzla iletişime geçmenizi ve gerekirse diğer branşlarla beraber değerlendirme yapılmasını öneririz.

Ortodonti Pedodonti - Çocuk

Yüz Asimetrisi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeklikten itibaren her gün defalarca yaptığımız çiğneme hareketi sıradan ve önemsiz görünse de aslında üzerinde durulması gereken ve doğru yapılmadığında ağrı, asimetri, diş taşı oluşumu gibi ağızdaki birtakım sorunların ana sebebini oluşturabilen bir harekettir.

Öncelikle belirmek gerekir ki doğru bir çiğneme için çenenin iki tarafı da eşit ve dengeli bir biçimde kullanılmalıdır. Herhangi bir tarafta görülen ağrı veya rahatsızlık hissi nedeniyle tek taraflı çiğneme yapılıyorsa bu durum büyüme dönemindeki çocuklarda yüz asimetrilerine sebep olabilir. İlk olarak bu duruma neden olan etkenler (çürük bir diş, rahatsız eden yeni yapılmış bir dolgu yüzeyi, kırık bir diş, vb.) ortadan kaldırılmalıdır. Devamlı olarak tek taraflı yapılan çiğnemeler çenelerde darlığa, eklem ağrılarına, kullanılmayan bölgede yoğun diş taşı oluşumuna sebep olabilir. Büyümesi devam eden hastalarda ise bu durum yüz asimetrisi oluşmasına neden olabilir, çene ucu yüzün ortasından sapabilir, burun kanatları ve göz çukuru yükseklikleri etkilenebilir.

Tüm bunları önlemek ve tedavi etmek amacıyla, devamlı tek taraflı çiğneme yaptığı fark edilen hastalarda öncelikle bu davranışın sebebi araştırılır. Etken ortadan kaldırıldıktan sonra çift taraflı çiğneme yapmasına olanak sağlayacak şekilde bir kapanış oluşturulur. Bunun için çeşitli möllemeler yapılabilir. Bununla beraber çene genişletme, çocuk protezleri ya da aktif ortodontik tedavilere başlanabilir.

Tek taraflı çiğneme çocuğun ailesi tarafından fark edilemeyebilen fakat erken tespit edilip tedavi edilmesi gereken parafonksiyonel bir alışkanlıktır. Bu nedenle çocuklarda altı ayda bir diş hekimi kontrolü önemlidir ve önerilmektedir.

Ortodonti

Ortodonti Rehberi

ORTODONTİ REHBERİ

1.Neden Ortodontik Tedaviye İhtiyaç Duyarız?

  • Sağlıklı ve güzel bir gülüş için çok sayıda insan ortodontik tedaviye başvurmaktadır. Ortodontik tedavi sayesinde orijinal dişlerinize çekim, kesim, protez gibi işlemler uygulamaksızın gülüşünüz şekillendirilir.
  • Estetik bir görünüş elde etmenin yanında, ağız sağlığınız ve dişlerinizin daha geç yaşlara kadar ağzınızda sorunsuz kalması için de ortodontik tedavi gereklidir.
  • Dişlerin çapraşık ya da ayrık olması genetik aktarıma bağlı olabilmektedir. Bununla beraber çene asimetrileri, çenelerin yüzde yanlış yerde konumlanmaları gibi durumlar ortodontik tedavilerle giderilebilir.
  • Parmak emme, tırnak yeme gibi parafonksiyonel alışkanlıkların önlenmesi amacıyla ortodontik tedavi uygulanmaktadır.
  • Protez işlemleri öncesi ortodonti ile diş pozisyonlarının önceden ayarlanması gerekebilir.

2.Ortodontik tedavi için çocuğumu ne zaman muayene ettirmeliyim?

Çocuklarda erken dönem yapılan tedaviler sağlıklı ağız ve diş çene gelişimine büyük katkı sağlayabilmektedir. Çocuğun daimi dişi süt dişleri dökülmeden, dişin önünden yada arkasından sürdüyse ya da çok erken dönemde süt dişi kayıpları varsa bunlar ortodonti uzmanına başvurmanız için gereken işaretler olabilir. Ayrıca çocukta tek taraflı çiğneme, parmak emme, tırnak yeme gibi alışkanlıklar varsa erken dönemde uzmana başvurmanız iyi olacaktır. Her çocuk için değişse de ortalama olarak 7 yaş ortodonti uzmanıyla ilk tanışma için uygun olacaktır.

3.En uygun ortodontik tedavi yaşı nedir tedavi süresi ne kadardır?

  • Ortodontik tedavi başlama yaşı sıklıkla 9-14 yaşları arası olup tedavi süresi hastanın ihtiyacına göre değişebilmektedir.
  • Kapanış bozukluğunun şiddetine, hastanın metabolik aktivitesine göre süreler değişebileceği gibi hastanın hekimin önerilerine bağlı kalması da tedavi süresinde etkilidir.
  • Bugünlerde gençler braketlere ve şeffaf plaklara karşı çok istekli davranmaktadır. Kullanımları rahat, estetik ve konforlu seçenekler sunulmaktadır.

4.Yetişkinlerde de tedaviler çocuklarınki kadar etki gösterir mi?

  • Günümüzde ortodontik tedaviler çok sayıda yetişkin hastaya uygulanmaktadır. Görünümleri hakkında daha iyi hissetmek, ağız hijyenlerini geliştirip mevcut sağlıklarını geliştirmek isteyenler sıklıkla ortodontik tedaviye başvurmaktadır.
  • Eğer dişleriniz ve dişlerinizi tutan çene kemiğiniz sağlıklıysa size tedavi yapılabilir.
  • Erişkin hasta ve çocuk hasta grubundaki temel fark, çocukların çene kemikleri hala gelişmekte olduğu için çocuk hastalarda tedaviye daha kısa sürede ve daha olumlu cevap alınmasıdır. Erişkinlerde görülebilecek diş eti çekilmeleri, kök erimeleri gibi komplikasyonlar çocuklarda gelişmez.

5.En güncel ortodontik tedavi seçenekleri nelerdir?

Metal Braketler :

Metal braketlerin boyutları artık daha da küçültülmüş, dolayısıyla da daha estetik hale getirilmiştir. Metal braketlerin etrafındaki lastik renkleri seçilebilmektedir ve her ay değiştirilebilmektedir.

Metal yerine şeffaf braket ve teller kullanılabilmektedir.

Şeffaf Plak (Invisalign) :

Şeffaf, estetik, takılıp çıkarılabilen bir seri plak ile yapılan tedavilerdir.

İlk muayene sırasında hastaların dijital değerlendirmeleri yapılıp bilgisayarda

tedavi sonunda elde edecekleri gülümseme gösterilir. Estetik dizaynlar hastalar

ile birlikte yapılarak beklentiler doğrultusunda gülümseme dizayn edilir.

Alınan dijital kayıtlar yurt dışına gönderilir ve sonrasında takıp çıkarılabilen

bir seri şeffaf plak elimize geçer.

Hastalar 7 ya da 10 günde 1 plaklarını kendileri değiştirerek doktora ihtiyaç duymaksızın tedavilerine devam eder. Bu süreçte hastalar ortodonti uzmanının uygun gördüğü sıklıkla muayeneye çağırılır ve muayeneye gelme sıklıkları geleneksel tedavilere kıyasla oldukça azdır

6.Ortognatik Cerrahi hangi durumlarda gereklidir?

Cerrahi tedavilere şiddetli kapanış bozuklukları, çene anomalileri gibi durumlarda

başvurulur.

7.Tedavi bitiminden sonra koruma fazı ne kadar sürer?

Ortodontik tedavinin başarısı retansiyon (pekiştirme) fazındaki kurallara ne kadar uyduğunuzla çok ilişkilidir. Bazı tedavilerden sonra, tedavinin kalıcı olması amacıyla dişlerinizin arka tarafına uzun süre kalacak ve dışardan görünmeyecek ince koruyucu bir tel takılır. Bazı tedavilerde ise koruyucu plaklar verilir ve hayat boyu kullanımları istenir.

Bu durumda plaklar genellikle yalnızca gece kullanılır ve sosyal yaşamı etkilemezler.

Diş Çürüğü

Süt Dişi Çürükleri Neden Tedavi Edilmeli?

Süt Dişi Çürükleri Neden Tedavi Edilmeli?

Süt dişlerinin, yerine çıkacak daimi diş zamanına kadar ağızda sağlıklı bir şekilde kalması büyük önem taşır. Peki yerine yenisi gelecekse neden tedavi edilmelidir?

1-Süt dişleri, yerine gelecek dişler için rehber görevi görerek daimi dişler uygun yerinden sürmesine izin verir. Erken süt dişi kayıplarında, oluşan boşluğun arka tarafındaki dişler, çekilen süt dişi boşluğunu kapama eğilimindedir. Bu da yerine gelecek daimi dişin yer bulamamasına, gömülü kalmasına yada ektopik (olması gereken yerden farklı) bir yerden sürmesine neden olabilir. Süt dişi kaza yada çürük nedeniyle erken kaybedilirse, yerine bu boşluğu korumaya yarayan yer tutucular yerleştirilmelidir.

2-Süt dişleri doğru zamanlamada düşer ise çene gelişimi daha uygun gerçekleşir. Bu sayede alttaki daimi dişler sürerken çeneyi geliştirici indüklemeler yaparlar.

3-Süt dişi çürükleri tedavi edilmezse vücutta sistemik enfeksiyonlara sebebiyet verebilir. Doktor muayene ettikten sonra tedavi edilmesi yada takip edilmesi gerektiği kararını verebilir.

4-Dil, yanak ve dudaklar dişlerden destek alarak konuşmayı gerçekleştirir. Diş eksikliklerinde

konuşma bozuklukları oluşabilir.

5-Diş eksiklikleri – özellikle de ön bölgelerde oluştuğunda – çocuğun özgüven sorunu yaşamasına sebep olabilir. Ön diş çürükleri genellikle gece biberonla süt tüketimi sonucu oluşur. Doktorunuza danışarak çocuklarda 2 yaşından sonra gece beslenmesini kesmeniz tavsiye edilir.

Yazı gezinmesi

Whatsapp
Nasıl yardımcı olabiliriz?
Nasıl yardımcı olabiliriz?